13 Ağustos 2008

Huanhuan

Pekin Tarım Üniversitesi Spor Kompleksi

55 ve 60 kilo Greko-Romen Güreş karşılaşmasını izlediğim yer işte burası. Sabah 9.30'da başlayan müsabakalar için 07.45 gibi evden çıktım. Daha önce uyarıldığım için arabayla gitmek yerine taksiye bindim. Korktuğum gibi bir araç yoğunluğu olmadığından onbeş dakikada vardım. Keşke araba ile gelseymişim, belki yakınlarda bir park yeri bulurdum. Hem yanımda okuyacak bir şeyler de getirebilirdim. Erken vardığımdan zaman geçirmek zor oldu. Dışardan su ve abur cubur alıp içeri girdim. Başlarda oldukça boş olan salon, ilerleyen dakikalarda dolmaya başladı. Ama, boşlukların çokluğu, yapılan eleştirilerin doğru olduğunu düşündürmeye başladı. Salona getirilen gönüllüler bile boşlukları kapatmaya yetmemiş anlaşılan.
Posted by Picasa

Gümüş Madalyalı Kız ve Madalyasız Adam

Olimpiyatlar ve ben, ben ve olimpiyatlar. İlk hatırladığım 1980 Moskova Olimpiyatları; hani A.B.D. ve biz de dahil sadık takipçilerinin katılmadığı olimpiyat. Dokuz yaşındaydım, Konya'da teyzemlerdeydik. Tabi favori ülkelerin yokluğu, başta Sovyetler Biriliği olmak üzere Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Küba gibi Doğu Bloku ülkelerinin madalyaları toplamasına neden olmuştu. siyah beyaz da olsa görüntüler, aklıma yer etmiş işte o olimpiyat.

Sonra 1984 Los Angeles'ı ve sırtındaki roketvari aygıtla olimpiyat stadyumuna inen astronot giysili adamı hatırlıyorum. 100 metrenin efsanevi ismi Carl Lewis, 400 metre engellide Edwin Moses, 200 metre bayanlarda Florence Griffith-Joyner'ı da .

O olimpiyattan sonra hep ilgiyle ve zevkle izledim olimpiyat yayınlarını. En başta atletizmin bütün dalları olmak üzere yüzme, güreş, halter, basketbol karşılaşmalarını kaçırmamaya çalışırdım. Geçtiğimiz ocak ayında bir trafik kazasında kaybettiğimiz Cüneyt Koryürek ve yine onun gibi bugün aramızda olmayan Kenan Onuk'un yorumlarıyla izlediğim için oyunları kendimi çok şanslı hissederdim.

Kısmet 2008 Pekin olimpiyatlarını yerinde seyretmekmiş. Zaten, nerede tarih yazılıyor, biz oradayız. Arjantin'in iç savaşın eşiğinden döndüğü 2001 ekonomik krizini de birebir yaşamıştık. Çin için reklam-imaj-dünyaya kim olduğunu gösterme-ekonomik fayda yaratma vs imkanını veren bu tarihi olaya, ülkenin yaşadığı ve hızı giderek artan değişime tanık olmak güzel bir duygu.

Aslında olimpiyatların bize çok faydası oldu diyebilirim. Bu sayede Pekin, son 5-6 yıl içinde akıllara durgunluk veren bir değişim yaşadı. Yeni spor kompleksleri, restore edilen önemli yapılar, elden geçirilen parklar ve tarihi alanlar, ulaşım sistemi, trafik ve hava kirliliği sorunlarının çözülmesi için atılan önemli adımlar , biz yaklaşık 10 ay önce buraya gelmeden, Pekin'i daha önce gelenlerin tanıyamadığı bir şehre dönüştürmüştü bile. Kültürlerinin temel ögelerinden olan disiplin sayesinde organizasyon şimdilik çok iyi gidiyor. Artan güvenlik önlemleri, trafikte tek-çift plaka uygulamasının başlaması gibi önlemler hep sorunsuz bir 16 günü geçirebilmek adına. 4. ve 5. çevre yollarında en sol şeritler olimpiyatla ilgili araçlara ayrıldı. Bunlar dışında hiçbir araç bu şeritleri kullanamıyor. Olimpiyat stadyumu ve olimpiyat köyünü şehrin merkezine bağlayan yeni metro hattı, yeni açılan T3 terminalinin bulunduğu havalimanına ulaşan diğer bir metro hattı nefes aldırıyor kente. Olimpiyatlarda en önemli problemlerden birisi hava kirliliği. Bu mevsimde zaten sıcak ve rutubetli olan Pekin havası, şehrin içinde ve çevresinde yer alan yüzlerce fabrika ve yoğun trafiğin de olumsuz etkileri ile sporcuları tehdit ediyordu. Fabrikalar geçici olarak kapatıldı. Üç ay boyunca sürecek tek-çift plaka uygulaması ile zor durumda kalan otomobil sahiplerinin ise yıllık trafik ve otomobil vergilerinde yapılacak olan indirimle gönülleri alınmaya çalışılıyor. Şehrin her yerinde asılı panolarda, halka yönelik uyarılar yer alıyor. Tükürmeyin, daha az çiğ sarımsak yiyin, üstünüzdeki giysilerde üçten fazla renk olmasın gibi.

Biletlerin zor elde edilir olması ve fiyatlarının astronomik olması yüzünden, olimpiyatları canlı seyretme olasılığımın olmadığını aylardır biliyordum. Bu nedenle de görkemli açılış seremonisini televizyondan izlemek koymadı. Geçtiğimiz pazartesi akşamı ise, Türk kafilesi ve gazetecilerle, elçiliğimizde yapılan resepsiyonda birlikte olmak şansını yakalayınca sevindim doğal olarak. Ancak asıl güzel haberi resepsiyona birkaç saat kala aldım. Çok sevgili bir arkadaşım, işlerinini yoğunluğu nedeni ile elindeki iki adet bileti bana verdi. Biri greko-romen güreş, diğeri judo karşılaşmaları için. Tahmin edebileceğiniz gibi resepsiyonun başlama saatinde ayaklarımın bulutlardan yere basabilmesi için biraz gayret göstermem gerekti. O sevinçle, nemin de etkisiyle , akşam saatleri olmasına rağmen sıcak ve bunaltıcı Pekin akşamı bile canımı sıkamadı.

Salonda medyadan tanıdığım gazetecileri gördüm öncelikle: Yavuz Donat, Esat Yılmaer, Atilla Gökçe ve radyo yayınlarının unutulmaz futbol ve boks spikeri Orhan Ayhan. Ardından iki bakanımız Murat Başesgioğlu ve Mehmet Ali Şahin. Sonra Pekinli Türkler ve burada eğitim alan öğrenciler.

Ama gecenin kahramanı bence , daha olimpiyatların ilk günü Pekin saatiyle 10.30 civarında naklen seyrettiğimiz gümüş madalyalı Sibel Özkan. Alçakgönüllüğü ve sevimliliği ile o gece bir altın madalya da bizden aldı.
Posted by Picasa

12 Ağustos 2008

Pekin 2008

clipped from www.hurriyet.com.tr
Elçilikte resepsiyon

PEKİN Büyükelçimiz Oktay Özüye, olimpiyat kafilemize elçilik binasında bir resepsiyon verdi. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ile federasyon başkanları, yöneticiler, Pekin’in ilk madalyalı sporcumuz Sibel Özkan ile büyükelçilik personeli, medya mensupları ve Çin’de yaşayan işadamlarının katıldığı resepsiyon kafilemize moral verdi. İlgi odağı gümüş madalyalı haltercimiz Sibel Özkan’dı. Büyükelçi Özüye, "Sibel ile gurur duyuyoruz. Bu başarı hepimizi onurlandırdı" dedi.
 blog it

08 Ağustos 2008

Rakamlarla Pekin 2008

clipped from www.hurriyet.com.tr
Rakamlarla Pekin 2008

7.000.000 Satılan bilet sayısı
21.600 Gazeteci akredite oldu
91.000 Ulusal Stad’ın kapasitesi (Kuş Yuvası)
10.694 Katılacak sporcu sayısı
80.000 Ulusal Su Sporları Merkezi’nin metre karesi
17.000 Ulusal Su Sporları Merkezi’nin kapasitesi
2924 Görev yapacak hakem ve gözlemci sayısı
2001 Pekin’e oyunların ev sahipliğinin verildiği yıl
205 Oyunlara katılan Ulusal Olimpiyat Komitesi sayısı
302 Madalya verilecek yarışma sayısı
Rakamlarla Pekin 2008
37 Oyunlarda kullanılacak yarışma tesisi sayısı
18 Yarışma yapılacak gün sayısı
12 Oyunlar için inşaa edilen yeni tesis sayısı
6 Pekin dışında bazı yarışmalara ev sahipliği yapan yer sayısı (Qingdao, Hong Kong, Tianjin, Shanghai, Quinhuangdao, Shenyang)
4 Pekin ile 2008 ev sahipliği için yarışan kent sayısı (Toronto, Paris, İstanbul, Osaka)
2 Oyunlar sonrası olimpik takvime alınacak spor dalları sayısı (Beyzbol ve Softball)
 blog it

28 Temmuz 2008

Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa

Her gece saat sekizde, onbeş dakika süren bir ışık ve ses gösterisi yapılıyor. Biz bunu tekneden seyretmeyi tercih ederek kısa bir tura katıldık.
Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa

Kowloon'dan Hong Kong Manzarası

Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa

Bu Havada Bu Kadar Olur Ne Yapalım...

Posted by Picasa

Victoria Peek

Güzel bir Hong Kong manzarasını seyretmek, fotoğraf çekmek için ey ugun yer herhalde Victoria Peek. Bir haftadan az tatil süremizde 2 kez gelmemize rağmen, uygun bir mevsim olmaması nedeniyle pek de başarılı kareler çekemedik.

İki adet büyük alışveriş kompleksi var burada. Bir dolu restoran, bar, kafe, market ve mağazalar. Şehirden buraya tırmanan bir de tramvay+teleferik melezi bir araç var.

Sağ arkada görülen binada Madame Tussaut Balmumu Müzesi'nin de bir şubesi var.
Posted by Picasa

Chinese Fast Food

Hong Kong'a bayıldık. Neden mi:

1- Şehir çok alımlı. Yüksek ve dolu(!) gökdelenler, iyi kent planlaması, deniz, parklar, düzenli trafik.

2- İnsanlar Pekin'e oranla çok daha kibar, nazik ve temiz. Sokaklara tüküren yok.

3- Çoğunluk ingilizce konuşuoyr, bu da yaşamı bir yabancı için son derece kolaylaştırıyor.

4- Her şey bulunuyor. Hem de şaşırtıcı bir biçimde, Pekin'den ucuz. Daha kaliteli tekstil ürünlerini aynı fiyata bulmak olası.

5- Yer yer bir Akdeniz kıyı şehri havası var. Kafeler özellikle çok hoş.

6- Çok gelişmiş bir ulaşım ağı var. Metro , otobüsler ve tekneler.

7- Tbi ki Disneyland.
Posted by Picasa